Son zamanlarda siyasette hareketliliğin hiç durulmadığı zamanlardan geçiyoruz. En son Nisan 2017’de sandığa gidildiğinde, %51.41 ile başkanlık sistemine ‘’EVET’’ kararı çıkmıştı. Referandumun ardından ise 24 Haziran 2018 günü Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri eş zamanlı olarak yapılacak. Parti ittifaklarının ve cumhurbaşkanı adaylarının çok çeşitli olduğu bu seçim sürecinde, partilerin seçmene ne vaat ettiği ve nasıl çözüm önerileri ürettikleri daha çok önem kazandı. Olabildiğince klişelerin dışına çıkmaya çalışan adayların olması, kolayca ikna olmayan ve yeni şeyler duymayı bekleyen kitlelerin varlığını bir kez daha gösterdi.
Seçim süreçleri hem adaylar ve partileri hem de seçmenler için hareketli ve yorucu geçer. Bu hareketliliğin ortasında her zaman en çok unutulan ve göz ardı edilen kitleler genellikle kadınlar olmaktadır. Bence bu unutuluş da çift taraflı bir süreçtir. Partilerin kadın sorunlarına yer veriş şekilleri, kadınların seçim süreçlerinde kadın kimlikleri ile hareket edip, etmediğiyle son derece ilişkilidir. Ülkemizde özellikle kadın seçmenlerin oy verme eğilimlerini yaşadıkları toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri ne kadar etkilemektedir?
Hem siyasi partilerin hem de kadınların farketmesi gereken çok önemli bir nokta bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun %49.8’ini kadınlar oluşturmaktadır. Bu demek oluyor ki, kadınlar isterlerse bu ülkenin en büyük baskı gruplarından birini oluşturabilirler. Seçmen sayısı olarak bakıldığında, sandığa giden kadınların sayısının erkeklerden daha fazla olması ise kadınları bu noktada daha da güçlendiren unsurlardan biridir.
İşte tam da bu noktada kadınların bir takım soruları sormaları gerektiğini düşünüyorum. ‘’Siyasi partiler kadınların politik, ekonomik ve sosyal sorunlarına ne kadar yer vermekte ve ne kadar gerçekçi çözümler üretmektedirler?’’ ve ‘’Bu sorunları belirleme ve çözüm üretme süreçlerinde aktif olarak görev alanların yüzde kaçı kadındır?’’
Bu soruların cevapları birçok farklı unsur bir araya getirilerek edinilebilir. Benim inceleyeceğim beyannameler ise bu unsurlardan sadece bir tanesi. Üstelik ülkemizde seçmenler tarafından çok arka planda bırakılanlardan.. Seçim süreçlerinde kaç kişinin beyanname okuduğuna dair bir araştırma yapılsa çıkacak sonuçların parti çalışanlarının sayısından dikkate değer bir derecede fazla olacağını sanmıyorum.
Beyannameyi incelerken iki şeye özellikle dikkat ediyorum. Birincisi, bir durumun sorun olarak belirlenmesi ve tanımlanması. Çünkü bir sorunun belirlenmesi, çözüme giden yoldaki ilk adımdır. İkincisi ise çözümün ne kadar gerçekçi ve anlaşılabilir sunulduğu. Çünkü insanlar artık salt vaatten çok, çözümün nasıl gerçekleşeceğini de duymak istiyor. Kısacası, partilerin bakış açılarını görmek ve çözüm üretme yeteneklerini ölçebilmek adına bir soru soruyorsanız beyannameler pekala bunun cevabını verebilir.
24 Haziran 2018 günü eş zamanlı olarak gerçekleşecek milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimleri için beyannamesini inceleyeceğimiz ilk parti AK Parti olacak. Partinin kadınlara ne söylediğinin ve ürettiği çözümlerin ne kadar gerçekçi olduğunun cevabını arayacağız.
AK Parti Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Genel Seçimler Seçim Beyannamesi 2018
AK Parti’nin beyannamesinin 3. ana başlığı olan ‘İnsan ve Toplum’un 5. alt başlığı ‘Kadın’ olarak belirlenmiş. Bu başlığın altında ilk olarak ‘’Neler Yaptık’’ başlığı altında 16 yıldır iktidarda bulunan partinin kadınlara yönelik hangi icraatları gerçekleştirdiği anlatılmış. Özetlemek gerekirse bu bölümde belirtilenlerin ana hatları şu şekildedir; Kadınların dezavantajlı konumlarını avantaja çeviren birçok düzenlemenin hayata geçirilmesi, Anayasa’da kadınlara yönelik ‘’Pozitif Ayrımcılık’’ ilkesinin getirilmesi, kadınların siyasette daha güçlü temsil edilmesinin sağlanması, başörtü yasağının kaldırılması, kadına karşı şiddet ile mücadelede sıfır tolerans ilkesinin gözetilmesi, kadınlara ve çocuklara korunma ve barınma hizmetinin verilmesi, kız çocuklarının okullaşma oranının arttırılması ve kadın istihdamının desteklenmesi.
Belirtilenlerin sağlamasını almak için baktığımız istatistik verilerinde ise durum şu şekildedir; 2002 yılında %4.4 olan meclisteki kadın milletvekili oranı 7 Haziran 2015’te %17.8’e yükseldi. 1 Kasım 2015’te ise %14.7’ye geriledi. 144 ülkenin verileri toplanarak oluşturulan Küresel Cinsiyet Eşitliği raporuna göre, 2006 yılında 105. sırada bulunan Türkiye, 2017 yılında 131. sıraya gerilemiştir. Kadınların istihdam ve işgücüne katılma oranları erkeklerden %20 oranında daha az olarak görülmektedir. Bianet’in 2017 yılında yaptığı araştırmaya göre, 2010’dan bu yana en az 1915 kadın öldürülmüştür. Öldürülen her iki kadından birinin faili kocası ya da erkek arkadaşı olarak saptanmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın örgün eğitim istatistiklerine göre, 2016-2017 eğitim ve öğretim döneminde resmi okullarda eğitim gören erkek öğrencilerin oranı %51.3 iken, kız öğrencilerin oranı %48.7 olmuştur. YÖK tarafından açıklanan istatistiklere göre, Türkiye’de üniversite okuyan öğrenci sayısı 2016-2017 yıllarında 7 milyon 198 bin 987’ye ulaşmıştır. Bu öğrencilerin 3 milyon 886 bin 107’sini erkekler oluştururken, 3 milyon 312 bin 880’ini ise kız öğrenciler oluşturmuştur.
Beyannamede yer alan ‘’Neler Yaptık’’ bölümünün kabaca yapılan bir sağlamasının ardından partinin yeni iktidar dönemine adaylık sürecinde neleri vaat ettiğine ‘’Neleri Yapacağız’’ başlığı altında belirtilenlere göre bakacağız. Bölümde yer verilmiş olan başlıklar kısaca şu şekildedir;
- Kadınların karar alma mekanizmalarındaki etkinliklerinin arttırılması
- Kız çocuklarının okullaşma oranının yüzde 100 seviyesine getirilmesi
- Kadın istihdamına yönelik teşviklerin devam ettirilmesi
- Kadına yönelik şiddette koruyucu ve önleyici hizmetlerin güçlendirilmesi
İstihdama yönelik teşvikler konusunda getirilen çözüm önerilerinden birincisi kreş ve gündüz bakım evlerinin yaygınlaştırılması olmuştur. İkincisi ise kadınlara pozitif ayrımcılık yapan işletme ve kuruluşlara yönelik sertifikasyon programının başlatılmasıdır. Erken yaşta evlilik ve kadına yönelik şiddet sorunu için tedbirlerin alınmaya devam edeceği ve şiddet mağdurlarına yönelik hizmet sunan birimlerin kapasitelerinin geliştirileceği de belirtilmiştir.
Son olarak bölüm ‘’Politikalarımızın odağında yer alan kadınlarımıza dair yapacaklarımıza, sadece kadın başlığı altında değil beyannamemizin hemen her başlığı altında yer vermekteyiz.’’ cümlesi ile bitirilmiştir.
AK Parti’nin 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimleri için hazırlanan beyannamesinde yer alan erken yaşta evliliklerin önlenmesi amacıyla ailelere eğitim verilmesi, kadın girişimcilere 100 bin TL’ye kadar 5 yıl vadeli kullanabilecekleri kredilere %85 oranında kefalet imkanı ve kadın-erkek fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve farkındalık oluşturması amacıyla yapılacak programlar gibi vaatler 2018 beyannamesinde yer almamıştır.
Beyannamelerde özellikle kadın temsilini incelerken yaptığım bir ikinci sağlama yöntemi partilerin kendi içlerindeki eşitlik oranlarını incelemektir. Tüm Türkiye’ye eşitlik getireceğini iddia eden partilerin performansı ilk olarak kendi partilerinin içinde belli olmaktadır. AK Parti’nin parti içi eşitlik karnesinin verileri şu şekilde karşımıza çıkmaktadır; Kasım 2017 itibariyle 316 AK Parti milletvekilinden sadece 34’ü, 79 il başkanından sadece 1’i kadındır.
16 yıllık iktidar partisi olması sebebiyle aynı zamanda 27 bakandan sadece 2’sinin, 25 müsteşardan sadece 1’inin, 81 validen sadece 2’sinin, yüksek yargı organlarındaki 8 başkandan sadece 1’inin kadın olması da AK Parti’nin eşitlik karnesi ile son derece ilişkilidir. Son ve en güncel bilgi ise 24 Haziran seçimleri için partilerin listelerinde kaç kadın milletvekili adayının yer aldığı ve kadın adayların kaçının ilk sıradan gösterildiği ile ilgilidir. AK Parti milletvekili adaylarının %21’ini kadınlar oluşturmuştur. 600 kişilik listede 126 kadın yer alırken, bu kadınların sadece 4 tanesi ilk sırada yer alabilmiştir.
‘Neler Yaptık’ ve ‘Neler Yapacağız’ bölümlerinde belirtilen tamamlanmış icraatları ve yapılacak olan vaatleri yorumlamak size kalmıştır. Kadınların tüm parti beyannamelerini okurken kendilerine sormaları gereken soru ‘’Bu beyanname benim sorunlarımı ne kadar kapsıyor ve söylenenlerin gerçekleşme ihtimalleri ne kadar?’’ olmalıdır. Bugün Türkiye siyasetinde yer alan tüm siyasi partiler kadınların karar alma mekanizmalarındaki etkinliklerini arttıracaklarını vaat eder. Fakat kendi içlerindeki eşitlik oranlarının bu vaadin samimiyetini kanıtlayacağını genellikle ya bilerek ya da bilmeyerek unuturlar.
Sonuç olarak, AK Parti’nin beyannamesinde ‘Kadın’ başlığı altında vaat olarak istihdam teşvikleri, kadına yönelik şiddetle mücadele ve kız çocuklarının eğitimi gibi konulara yer verilmiştir. Genellikle konulardan ana hatları ile bahsedildiği ve çok spesifik çözüm önerilerinde bulunulmadığı gözlemlenmiştir. 2015 genel seçimleri için hazırlanan beyannameye yer yer benzerlikler göstermiş olup, 2018 yılında daha önceki beyannamede yer alan bir takım vaatlere yer verilmemiştir.
En nihayetinde, bu beyannamedeki kadın temsilinin kapsamının büyüklüğü ya da küçüklüğü ancak diğer partilerin de incelenmesinden sonra anlaşılabilecektir.
Yakında: Cumhuriyet Halk Partisi 2018 Seçim Bildirgesinde Kadınlara Ne Vaat Ediyor?
AK Parti 24 Haziran beyannamesinin tam metnine ulaşmak için: https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/c09e217d-a61f-47f8-a355-ddf8004cfef9/Beyanname23Mayıs18-icSayfalar.pdf
Kaynakça
- KA-DER (Kadın Adayları Destekleme Derneği) - 2017 Kadın İstatistikleri
- TÜİK İstatistiklerle Kadın 2017
- Bianet. (2017, 25 Kasım).Erkekler 8 yılda en az 1915 kadın öldürdü.
- AK Parti 2015 Seçim Beyannamesi
- Anadolu Ajansı. (2017, 14 Kasım).Kadınların işgücüne katılma oranı artıyor.
- KA-DER (Kadın Adayları Destekleme Derneği) – Partilerin 1. Sırada Kadınlara Yer Verme Sayısı Tablosu
1 YORUM BULUNMAKTA
Kardelen
Çok açıklayıcı ve güzel bir çalışma olmuş. Değindiğin önemli nokta için teşekkür ederim.
YORUMUNUZU GÖNDERİN