Bu yazı, ilk olarak bigoody.com’da Elif Konaç imzasıyla yayınlanmıştır.
Resim sanatının tarihine baktığımız zaman, kadın figürünün neredeyse tüm ressamların ortak temalarından biri olduğunu görüyoruz. Çağdaş Türk resimlerine baktığımızda da, çeşitli kadın figür ve portreleri karşımıza çıkıyor. Ben kültür sanat ya da sanat tarihi konusunda profesyonel biri değilim. Sadece baktıkça bakasım gelen kadın portrelerini bir liste haline getirmek istedim. Portreler hakkında bulabildiğim bilgileri de resimlerin altına ekledim. Herhangi bir kronoloji yok, tamamen keyfi bir liste bu. Kadın ve erkek ressamlar tarafından yapılmış çeşitli kadın portrelerini içeriyor.
Bir portreye baktığımda kişisel olarak beni en cezbeden kısım hep gözler oluyor. Bu listede yer alan resimlerdeki kadınların gözlerine uzun uzun baktım. Özellikle Mihri Müşfik Hanım’ın ”Kahve İçen Hanım” portresindeki kadının o kendine güvenen ve ”benim elimden hiçbir şey kaçamaz!” tavrında bakan gözlerinin bana müthiş bir enerji verdiğini hissettim. Resimlerdeki kadın gözlerinin hepsinde farklı bir hikâye var. Bence hepsi tanıdığınız gözler. Yorgunluğu, mutluluğu, bıkkınlığı ve mücadelesi gözlerinden okunan kadınlar..

Mimozalı Kadın, Osman Hamdi Bey
Mimozalı Kadın, Osman Hamdi Bey’in, eşi Marie’yi (sonraki adıyla Naile Hanım) resmettiği 1906 tarihli tablosudur.

Madam X – Halil Paşa
Madam X , Ressam Halil Paşa’nın 1899 tarihli yağlı boya tablosu. “Eldivenli Kadın” olarak da bilinmektedir. Bu portrenin ressamın eşi Aliye Hanım’a ait olabileceğinden tutun da Parisli bir kadına ait olabileceğine kadar birçok rivayet bulunmaktadır. Ressam, 1889’da Fransız devriminin 100. Yılı için düzenlenen Paris Ulusal Sergisi’ne bu eserle katılmış ve bronz madalya almıştır.

Güzin Duran’ın Portresi – Müfide Kadri
Müfide Kadri, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk profesyonel Müslüman kadın resim öğretmenidir. Bu resimde, kendisi gibi ressam olan yeğeni Güzin Duran’ın portresini yapmıştır. Güzin Duran’ın Portresi eserinde olgun anatomi mükemmelliği, yüzün derinliklerinden yanaklara sızan bir ışık, duygusallığa kaçmayan, soylu bir saflığı, sadeliği ve güzelliği yansıtmıştır.

Kahve İçen Hanım – Mihri Müşfik Hanım
Mihri Müşfik Hanım, Türkiye’de çağdaş resim çalışmalarını ilk başlatan kadın ressam olarak bilinir. Özellikle portreleriyle tanınmaktadır. Maalesef, Kahve İçen Hanım portresine dair çok fazla bilgi bulunmamaktadır.

Hasene Cimcoz Portresi – İbrahim Çallı
Siyasetçi, hukukçu, sanatsever Salah Cimcoz’un eşi Hasene Hanım, 20. yüzyıl başlarında Kadıköy’ün en tanınmış ailelerinden olan Moralı Ailesi’ndendir. Hasene Cimcoz Portresi‘nde, Hasene Hanım Cimcoz Köşkü’nde Edirnekâri ahşap bir koltukta otururken, kucağında çok sevdiği köpeği Nana ile resmedilmiş. Modelin ağırbaşlı bir ifadeyle seyirciye bakan yüz ifadesi, beyaz elbisenin dökümü, aksesuarları özenle tuvale aktarılmış.

Oturan Kadın – Hikmet Onat
Yaşamının büyük bir kısmını yataktan kalkamayan eşine bakarak geçiren Hikmet Onat, sabahın erken saatlerinde dışarı çıkıp resim yapar, güneş batmadan evvel yine eşinin yanına dönerdi. Bunun içindir ki Onat‘ın nerdeyse tüm peyzajları sabah güneşinin ışınlarını yansıtır. Onat’ın “Oturan Kadın” adını verdiği bu iç mekan tablosu, ressamın peyzaj dışındaki sayılı portrelerinden biri olması sebebiyle önem taşımaktadır.

Köylü Kadın Portresi – Nuri İyem
Nuri İyem, Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Gerçekçi Türk Resmi’nin temsilcilerinden biri olarak, resimlerinde Anadolu kadınının yaşamını işlemeyi adeta kendine misyon edinmiştir. Resimleri sadece kadın portrelerinden ibaret değildir. Anadolu topraklarının insanlarını ve bu insanların yaşadıklarını resmeder. Ancak onun kadın portrelerindeki ünü, özellikle köylü kadınların yüzlerini ve gözlerini, onların yaşam koşullarından çıkarılan anlamlarla zenginleştirmesinde yatar.

Nesrin – Neş’e Erdok
Figüratif resmin ustalarından biri olarak gösterilen Neş’e Erdok, özellikle kadınları bir kadın sanatçı gözüyle tuvaline aktarırken çarpıcı ifadeler kullanır. Kimi zaman normal insan boyutunda kimi zaman deformasyon ile ele aldığı figürlerin ruh halinin belirtildiği ve figürle mekan ilişkisi arasında sıkı bir bağın var olduğu gözlenmektedir.
Fikret Otyam
Fikret Otyam, çoğunlukla Anadolu’nun kara gözlü emekçi kadınlarını, dağlarını, derelerini, göllerini, denizlerini, keçilerini, eşeklerini, birbirinden değişik evlerini, kara kıl çadırlarını çizmiştir. “Ben, bütün yüzlerdeki acıyı ve dehşeti olduğu gibi veririm. Benim resim anlayışım oydu.” cümlesi ile resimlerindeki temayı oldukça kısa ve çarpıcı şekilde tarif eder.
Kaynakça
- Esra Aliçavuşoğlu, Cumhuriyet Öncesi Dönemden Günümüze Kadın Sanatçıların Kendilerine ve Kadınlara Bakışı
- Leblebi Tozu, İbrahim Çallı’nın Hayatı ve 15 Önemli Tablosu
- Resim Biterken, Hikmet Onat’ın ”Oturan Kadın” Eseri
- Fatma Gürpınar & Emre Şen, Türk Resim Sanatında Kadın İmgesi
- Beyaz Tarih, Neş’e Erdok
- Leblebi Tozu, Fikret Otyam’ın Resimleri ve Hayatı
YORUM YAPILMAMIŞ
YORUMUNUZU GÖNDERİN